22 Temmuz 2021 Perşembe



Zyunmandanov'un kalem çırağı kendi kendine düşünürken karalama defterine bitik kalemiyle yazdığı şeyleri geçmiş zamanda bir inceledi. Mekan-zaman konusunda bir kopmadan olsa gerek enerji ekseninde bir durağanlık hissedip cümleler içinde kayboluyordu. Sebebini araştırırken aklını da kaybetmeye başladığını fark etti ve defterine yeni notlar almaya başladı.

Dünyanın 9 ay boyunca kendi ekseninde döndüğünü unutmuştum. Bir gün olsun dünyevi işlerle kavga yaşamadan yaşarken dünyanın eksen eğikliği dahil canımı sıkmadan yediğim, içtiğim her şeyin dilimdeki o pigmentlere çarpması farklı kimyasal reaksiyonlar vermiş olsa gerek, çıkan ürünler daha önce hissetmediğim bir keyif verdi. Ciğerlerime aldığım oksijen bile beni zehirlemiyor, aksine kendimi toparladım diyebiliyor ve klorofile sahip olacak şekilde evrileceğimi düşünüp dünyaya yararlı olma sözüme hiç sekmeden devam ediyordum. Evrimsel bir hatadan dolayı sinapsların bağlantılarında hep sorun yaşayacağını bildiğim halde, bunu göz ardı ettim. Sanki hiç bitmeyecek bir döngünün içinde kaybolmaktan cesur bir şekilde kaçtım. Kafamdaki kaybeden sesler korosu sustu, hatta gariptir onlar bile bana yardımcı olmaya çalışıyordu. Evrenin genişlemesi durup vakum etkisi başlayana kadar içine çökecek olan her şeyi unutmuştum. O etki bir Temmuz günü geldi, elinde olmayan sebeplerle ciğerine dolan mürekkep tıkanmış, kalbim bir anda gerekenden fazla kan pompalayarak damar yollarını açmaya çalışıyordu. Kalem çırağı uzun zaman sonra kendisini hissetmeye başlamışken güneşin yansıyan ışınlarından keyif aldığını düşünüyordu. Renk körü olduğu için anlayamadığı renkleri görebilme hissinde kendini kaybetmişken kaleminin mürekkeple dolacağı hiç aklına bile gelmedi.

Ellerinin titremesinden yazamamaya başladığında bir sigara yakıp düşündü. Geçen sefer ateşsiz kaldığının farkında olduğu için yanında fazlaca çakmak taşımaya başlamıştı. Bileğinin de düzeldiğini bildiği için yürümeye başladı. Olanlar fazla anlamsızdı, dilindeki pigmentler de öldüğüne göre pek bir amacının olmadığını hissettiği için fonksiyonlarını tamamen kapatmak amacıyla çevresinde bulduğu en karanlık maddeleri bir masanın üstüne dizdi ve hangisinin onu nemli toprağa ivedilikle göndereceğini araştırırken dışarıdan bir ses onu bu histen alıkoydu. "En azından o renkleri tekrardan görmek için, pigmentlerin yeniden canlandırmak için savaşmaya devam et!" diye bağırışlar duyduğundan beri yaşamının amacını buna adamıştı. Başaramadı, başaramayacaktı. 

Düşündü, kendim olmayı başarabiliyorken rol yapmaya dönecek olmam beni delirtiyor. Kafamdaki her şeyi tersine çevirdiği için güvenimi kaybettim. Son amacıyla koşturduğu yolun bir anda yerin altından çekilmesinin etkisiyle amacım parçalandı ve nefes almakla aramızdaki ilişki gereken potansiyeli aştığından yay kırıldı. Artık herhangi bir rüzgarın etkisiyle kalıcı keyif vericiler arayışında boğulacağımı biliyorum. Bunu sağlayan insanın da kafasından çıkmış olmak yayın yerine yeni bir tane koyabileceğim hissini de yok etti. Yırtık bir yelken taktığım saldaki bağlantılar yok oluyor ve ben anlamını taşıyamadığım okyanusun içinde sürükleniyorum. Öleceğimden kesinlikle eminim diye mekan-zamanla bağını koparıp rol yaptığı kişiliğine geri döndü.


Artık her şeyi balçıkla sıvayarak orada olmadığını farz edecekti bu onun için maddesel evrenden kopmak demekti ki bu korku listesindeki son maddeydi. Maddesel yaşamın sonuna gelen kalem çırağı geride kalan yörüngede yalpalayarak azot bakterilerine ya da fosil yakıta dönüşeceği günün hayaliyle yaşayacağı için keyifliydi. O dokuz aydan önce de istediği buydu ve içinde kaybolacağı döngünün bundan ibaret olduğunu yeniden anladı.

Kendi kalemiyle beyin fonksiyonlarına dolan karanlığı not etti.

Şu an maddesel dünyada varım ama kapladığım hacmi hak etmiyorum. Yaşamı devam ettirmeye eğilim göstermiyorum. Her gün zehirlenirken bir tek şunu söyleyebilirim.

Kum saatindeki taneleri tersine çevirdiğimde kaybolan süreyi durduramıyorum. Zaman denilen yanılgının içinde kayboldum. Bu karanlığın içinde tekrardan bir ışık kaynağı görebileceğime dair tüm nörotransmitterlerin varlığı da büyük bir yalan.

Bana hissettirdiğin her güzel şey için minnettarım. Eksik hayatımı tamamlayabileceğimi hissettirdiğin için teşekkür ederim.

Tümüyle varlığına alışık olduğum karanlıkta rol yaparken tekrar ışığın yansımasına doğru saçılmamak dileğiyle.



Rotasını belirleyemeyen bir mekanizmanın etkisindeyken...

Zyunmandanov'un Kalem Çırağı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder