7 Temmuz 2012 Cumartesi

Uzaktasın.

Şu an uzaktasın, dudağıma değmeyecek nikotin gibi,
Dünyanın ufuklarından bir iple atlamak, ve beklemek
Umutları def etmeden beklemek, sahipsiz bir serap gibi.
Ne gelecekleri bellidir insanların, ne de seni terk edeceği zaman.
Umarım olmaz, belki saygı görmessin ama adın da bükülmez.

Zaman, çocukluğumdaki kum taneleri, sayısını bilemeyeceğim kadar az.
Kılıcını çekemeyecek kadar korkak ve bir o kadar da asabiyim.
Göremeyeceklerime doğru ufkunu bilmeyen bir gemiyim ben.
Yelkenleri yırtık, hırsıyla yol almaya çalışan ama başaramayan...
"İnsan kendine güvenince kazanır."
Hayır!
İnsan sadece kendine güvenirse kaybeder.
Çünkü,
Değişip düzelmesi gereklidir
En dibe düşen hep yukarıya bakar.
Çıkamayacağı,
Göremeyeceği bir yukarıya bakar.
O istemez yukarıda olmayı,
Dibe batmanın verdiği umutsuzluk,
Bir bataklık gibi içine çekecektir,
Geçen her saniye.


Şu an kalemimi bataklıktan çıkartıyorum.
Kurumuş mürekkebine bakıp,
Sarmaşıklarımı kaybediyorum.
Üstünü tozlarla kapattığım her şey bir cenk peşindeler.
Aklımın yenilerine doğru.
Çatlak dudakların söyleyemediğini söylüyorlar.
Biz geçmedik hala üstümüz tozlarla kaplı olsa da.
Eskilerimin peşindeyim ben kapalı bir nazım eşliğinde.


Mürekkebi biten bir insanın çaresizliğinden kurtulup
Yeni bir gün peşindeyim,
Ve sen
Dudaklarıma değmeyecek bir nikotin gibi uzaktasın.

Tıpkı insanlık gibi,
Ölmedin,
Ama uzaktasın işte.

Konuşamıyorum,
Sanki fikirlerim beynime düğümlendi.
Üzgünde değilim, ama mizacımı da değiştiremedim.
Sen huzuruma düşen ilk kar tanesi oldun.
Huzur benim için cennetten değerlidir.
Ve sen,
İlk kar tanesisin.

Bir yaz ayındayız
Sen hayatıma yardım edemeyecek kadar uzaktasın.
Çocukluğum kadar,
Kırdığım mısralarla
Ağlamaya çalışıpta güldüğüm çocukluğum kadar.
Gülmeyi unutamadığım zamanlar kadar.
Uzaktasın.
Kalbime zarar veripte yardım edemeyecek kadar.


Kenetlenen dudaklarımdan dökülecek kelimelerdin sen,
Kimse çıkaramayacak seni, ben istemeden desem de,
Bunu çözmeyi bir tek sen hak ediyorsun.
Ama uzaktasın bana,
Başaramayacağım bir hayal kadar.
Başaramayacağım bir...

"Gülmek gibi içten olan bir "fikir" ile henüz tanışamadım."

Şimdiye kadar canını içten içe yakan uzaklık kadar.
Kavramını hayatımda hiç duymadım fakat,
Uzaktasın işte
Uzak nasıl yakınlaştırılır ki?
Bilinmez değil mi?
İşte benimki de böyle bir şey.
Ufku bilinmeyen bir gemiyim ben.
Uzaklarımı ben bile bilmiyorum.
Öğreninceye kadar,
Uzaktasın işte.
Ufkumu öğreninceye kadar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder