29 Aralık 2011 Perşembe

Esirgeme kurumlarında büyüyen çocuğun elindeki şeker kadar mutluluk!

Düşündünüz mü hiç bilmem elinizde ki mutluluk ne kadar değer eder? Nedir ne değildir? Enine boyuna düşünüp kılı kırk yarmak gerek sanırım.

Hiçbir zaman elindekilerle mutlu olmayan bir nesil değil miyiz? Ben elimdeki ile yetinen birini göremedim daha çevremde. Biri zengindir istediğini yapar ama hep şunu tekrar eder "Bu bende var eee bu da var yada buna da sahibim."

Hayat onlara güzel peki hiç düşünür mü bu zengin?  Esirgeme kurumlarında büyüyen çocuğun elindeki şeker kadar mutluluğa sahip olsa, onunla yetinmek zorunda kalsa bu arkadaş, ne yapardı ,intihar gerekiyor, mutluluk yaratmak için  zamanında elinde "Beyblade" dediğimiz şeyler varken sen o çocuğa sorsan demez mi "Hee şu topaçlardan." Böyle bir ince çizgidir hatta görülemeyecek kadar incedir bu çizgi.

Kurumdaki çocuk bazen ölümü öylesine düşlerken, eski kıyafetlere kalırken bizim zengin arkadaşımızın okul üniformasının üzerine "POLO" bir kazak giymesi ne kadar adelet değil mi? Gününü gün eden istediği ile eğlenen, mutluluğun hep daha fazlasını isteyen birileri de var dünyada malesef ki.

Kusura bakmayın ama düpedüz "Şerefsizlik!" bu dünyadaki adalet ama o zengin bilmiyor ki bu kurumdaki çocuk asıl hayatta ondan daha da mutlu olacak, elindeki mutlulukla yetinene daha çok mutluluk verilecek.
"Aza kanaat et çoğuna diretme." felsefesini yaşayanlar gerçek hayatta cömert bi elin dokunuşlarıyla mutlu olacak.
Herkes bilemez böyle bir şey ile mutlu olmayı, bir gün herkesin öğrenmesi dileğiyle

"Sokakta mutlu gibi görünen ama annesi ve babasını kaybetmiş çocuğun elindeki şeker kadar mutluluk,  çünkü elinde şekeri var gözündeki yaşlara rağmen mutlu işte."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder