30 Aralık 2011 Cuma

Hayallerinle gökyüzünü kelepçele :)

Nasıl olurdu gökyüzünün senin elinde olması?
Sen nasıl istersen öyle olacak havalar, sevgilinle sırılsıklam ıslanmak istediğinde yağmurlu, güzel el ele yürümek istediğinde ise güneşli ne güzel olurdu değil mi?

Tabii ki kelepçelemen gerek sadece gökyüzü değil. Kişiliğini kelepçele mesela hayallerle, de ki "Ben bu bu olacağım, şunu şunu yapacağım." bu yönde kur hayalleri. Düşmanın bile baktığında sana "Kişiliği yerinde, düşmanım olsa bile onun yaptığına inanmıyorum." diyebilsin. Kur hayallerinde ne yapabileceğini, insan düşünebilen bir varlıktır. Düşün ve çıkış yolunu üret bir şekilde ulaş o hayallere yorulmadan. Dök terini emeğinin karşılığını alamadan. Bugün alamazsın veya yarın alamazsın en fazla, geçen günlerde gelir karşılık sana hemde hiç bekleyemeyeceğin bir anda.

Değişiverir hayatına vereceğin yön, yada devam edersin dik kafanla hayata, hayallerinle düzelsin her şeyin. Geçmişte bırak dünkü hayalleri.

"Her gün her gün daha fazla hayal kur."
Onlar için çabala gerekirse ölümüne,
Dök terini bul yerini küçük dünyada
Olmayacaklar, olmayanlar için bile gülümse.

Bugüne bugünüm, dününe dünüm de,
Kimse olmayacaktır senin zor gününde
Her şey için çabala, gerekirse ölümüne,
Olmayacaklar, olmayanlar için bile gülümse.

Belki severler seni belki de nefret ederler
Bugün bıraktıkların dün elinden gelenler,
Hayal için çabala hayal için boşverme.
İşte o zaman dolu gökyüzü sana "koş gel" der.

Kur hayallerini kelepçele gök yüzünü,
Belki böyle yaparak sana gün görünür,
Bugün mutluluğu kur dün düşünürken ölümü,
Bugün hayallerim için gökyüzünde yıl dönümü.

29 Aralık 2011 Perşembe

Esirgeme kurumlarında büyüyen çocuğun elindeki şeker kadar mutluluk!

Düşündünüz mü hiç bilmem elinizde ki mutluluk ne kadar değer eder? Nedir ne değildir? Enine boyuna düşünüp kılı kırk yarmak gerek sanırım.

Hiçbir zaman elindekilerle mutlu olmayan bir nesil değil miyiz? Ben elimdeki ile yetinen birini göremedim daha çevremde. Biri zengindir istediğini yapar ama hep şunu tekrar eder "Bu bende var eee bu da var yada buna da sahibim."

Hayat onlara güzel peki hiç düşünür mü bu zengin?  Esirgeme kurumlarında büyüyen çocuğun elindeki şeker kadar mutluluğa sahip olsa, onunla yetinmek zorunda kalsa bu arkadaş, ne yapardı ,intihar gerekiyor, mutluluk yaratmak için  zamanında elinde "Beyblade" dediğimiz şeyler varken sen o çocuğa sorsan demez mi "Hee şu topaçlardan." Böyle bir ince çizgidir hatta görülemeyecek kadar incedir bu çizgi.

Kurumdaki çocuk bazen ölümü öylesine düşlerken, eski kıyafetlere kalırken bizim zengin arkadaşımızın okul üniformasının üzerine "POLO" bir kazak giymesi ne kadar adelet değil mi? Gününü gün eden istediği ile eğlenen, mutluluğun hep daha fazlasını isteyen birileri de var dünyada malesef ki.

Kusura bakmayın ama düpedüz "Şerefsizlik!" bu dünyadaki adalet ama o zengin bilmiyor ki bu kurumdaki çocuk asıl hayatta ondan daha da mutlu olacak, elindeki mutlulukla yetinene daha çok mutluluk verilecek.
"Aza kanaat et çoğuna diretme." felsefesini yaşayanlar gerçek hayatta cömert bi elin dokunuşlarıyla mutlu olacak.
Herkes bilemez böyle bir şey ile mutlu olmayı, bir gün herkesin öğrenmesi dileğiyle

"Sokakta mutlu gibi görünen ama annesi ve babasını kaybetmiş çocuğun elindeki şeker kadar mutluluk,  çünkü elinde şekeri var gözündeki yaşlara rağmen mutlu işte."

28 Aralık 2011 Çarşamba

Kıçın bulutların üstünde olsun!

Ne güzel olur-
                      muş havada iken o büyük kıçın
Büyük beyaz bulutlar
                                üstünde her şeyden üstünsün
Aslında sen öyle sanarsın
                                     öyle düşünürsün rocky devam
Ne güzel olur-
                     muş havada iken o büyük kıçın
Büyük beyaz bulutlar
                               üstünde her şeyden üstünsün
Aslında tek üstün
                          olduğun şey kendinsin Rocky
Ne güzel olur-
                    muş havada iken o büyük kıçın
Büyük beyaz bulutlar
                              üstünde her şeyden üstünsün
Aslında sen her şey derken
                                       HİÇBİR ŞEY BİLMİYORSUN ROCKY!

Şimdi düşünüyorum da ne güzel olurdu kıçım kendi gibi hava yastığı olan bulutların üstünde olsa...
Sanki her şey hava yastığı gibi yumuşacık.

Bunu yapmak aslında kolay-mış.
Seksipicin1i ol yeter :D :D
İnsanlar sana baktığında desinler ki "Hem seksi hem pic hem Rocky" egoların tatmin olurdu değil mi? Biri sana Rocky diyor ya var mı ötesi? Kendine güvensiz ve yıpranmışken, kıçın bulutların tepesinde at koşturuyor. Herkesin dilinde Rockycikler dolanıyor. Sende bir şey bilmeden "Ben üstünüm!" çığlıkları atıyorsun susarak!

Tek üstünlüğün kendine Rocky! Dik kafalı Rocky! Seksi pic Rocky! Zenci ve zengin ROCKY!

Benim içinde bu böyle diyorum ki yaratsam bir haber herkes beni konuşsa, kıçım hava yastığı olup azaltsa bütün kazanın etkisini. Benim de başımda olsa bir çınar ağacı. Ne gezeeer! Biz onların gözünde biyolojik olarak en küçük canlı iken fark eder mi götümüzün bulutlar üstünde veya soğuk betonda donuyor olması?
Tabii ki hayır

Sen kendinden bile üstün değilken hiç bir şey bilmiyorken ne fark eder  hava yastığı olup tavanı yumuşatması.
Yükselişte olsan bile emin ol düşersin bu öz güvenle oralardan.
"Götün ne kadar yumuşak bile olsa yüksekten düşünce acıyaktır." Rockyciğim hava yastığı olsa bile...

27 Aralık 2011 Salı

Zincirlerinden kurtul.

Kır zincirlerini, sana doğru yolu gösterebilecek tek şey senin kafandır, denendi ve onaylandı.
Doğru yolu bir tek sen bilemezsin dışarıdakiler gösterir diyenleri takma onlar zaten birinin kuklası olarak yaşamlarına devam ediyorlar. Sen ol ve kendin, boşver derdi merdi, kafiyeli oldu gibi.

Her şey senin içindde rocky, her şey sende başladı ve sende bitiyor. Özgürsün sen, dışarıda uçan kuş gibi özgürsün. Tabii bunu kısıtlayan şeyler var. Bir eğer reşit değilsen ,benim gibi, aile baskın var biz böyle durumlarda "he" deyip geçiyoruz çünkü doğru yol sende değil mi rocky? Hihi.


Sende benim gibi ben doğrusunu biliyorum diye düşünüyorsun değil mi?
Hayır ikimiz, üçümüz hatta beşimiz bile hiç bir şey bilmiyoruz küçük rockyciklerim.

Doğru şey senin dik kafanda değil.
Doğru şey senin kafanda ama dikine gitmekte değil. Şimdi soracaksın "eee madem biliyorsun neden dik kafalısın?" Dik kafalıyım çünkü kendime güvendiğim zaman kimseye güvenmeme gerek kalmadığını biliyorum. Her şeyi başkalarıyla değil de kendim halledebileceğimi biliyorum. Kısacası senin bilmeye çalışmadığın çoğu şeyi biliyorum. Doğam böyle sayısal zekaya sahip olduğum için araştırmak bana senden çok şeyi bulduruyor. Arkadaşlarım benim inek olduğumu düşünse de derste uyuduğumu konuştuğuma tanık oluyorlar. Hayır küçük rockyciklerim siz karı kız peşinde koşup terlerken ben araştırıyorum.
Nerden çıktık nerelere geldik.


Diyeceğim şey şu özgür olun ama tek başınıza değil birlik olarak, başkalarının ne dediğine göre yaşamayın ama onların dediklerini kaile alın "Siz bir başınıza bireysiniz yol sizin yolunuz. ". Hayır efendim yol senin yolun ama dik kafalı olarak değil düşünerek geçersin o yolu. Saygılar küçük rockyciklerim.

Size özetle "Zincirlerinizden kurtulun onları kırın ama hep yanınızda taşıyın."

Sadece bir teoriden ibaret yaşam

"Hayat" tam olarak nedir bileniniz veya duyanınız var mı?
Veya tam şu noktadır "Hayat" diyebileceğiniz bir şey midir "Hayat"?
"

"Hayat" fizikçilere göre bir kuantum, mutlu insanlara göre gülümsemek, aşık insana göre sevgilisidir."
Tabii ki hayır. "Hayat" olmuş ya da olacak her şeyin tümüdür, bu iyi veya kötü olsun "Hayat" budur.
Kısaca "Hayat" nefes alma özgürlüğüdür aldığın ve alacağın nefeslerin toplamıdır. Bunlar önceden yazılıdır diyenler de var, kendin yazarsın diyenlerde. Bakın şimdi şakirt kardeşlerim, hayatınız önceden yazılmıştır fakat siz de belirleyebilirsiniz. Seçim tamamen sizindir biraz da nefsinize hükmetmeye bağlıdır "Hayat".


(Şimdi şakirt mode tamamen kapatıldı.)
Bana göre "Hayat";
Bir komplodur öbür hayatta seni tuzağa çekmek için tamamen bir komplo, akıllı olan geçer o tuzağı sezip, bir bir geçer önüne koyulan tuzakları, salak olan ise yanılır ve düşer her tuzağa, nefsinin onu yönlendirdiği. Kaybeder önündeki güzel geleceği, göreceği o güzel günleri.
Bu yüzden gözünü dört açmak şarttır hayatta.


Der ki bir reklam filmi;
"Herkes eşittir ama bazıları daha eşittir hayatta."
Akıllı olursan eğer daha eşitsindir tuzakları aşarsın dört gözle bakar sana salak insanlar, ama salak olursan sen o eşitliğin içine giremeden ezilirsin, ezerler seni akıllı insanlar. "Ezilmemek için ez." bu hayat böyledir.
Ya eşit olursun ya da eşit.


"Hayat", "Sırrı çözülmemiş ve çözülemeyecek bir teoridir." derim.
Ne nasıl yaşayacağını ne de nasıl öleceğini seçebilirsin. Tuzaktır işte bu sadece bir tuzak diğer gelecek güzel günler için seni sınayan bir tuzak.
Bence böyle bir şey bu sizin düşünüpte delirdiğiniz "Hayat".